Telefonundan akıllı mısın?
Yoksa çocuğun, ve torunların nano teknolojiden nasiplenip, suni haplarla beslenirken, doğadan, temiz sudan, kansersiz ve uzun yaşamdan habersizken, dinlediğin o aşk dolu, isyan dolu şarkılardan habersizken! Sansüre bile gerek olmayan robotlaştırılmış beyinleriyle, KÖLE gibi yaşar iken:! mutlu mu olacaksın? Öldüm nasılsa, bana ne mi diyorsun bunların hepsi hayal , yalan, bu kaçık birinin komplo teorileri mi diyorsun!
Dön Afrikaya bir bak hele.. Anadolu günden güne çölleşir ve toprakları endüstirel tarıma, madenlere yağmalanırken ne hissedeceksin!!!!!!
Şimdi sevmek, sevilmekle bunları çözebilirmiyiz? Yoksa artık sevgiyi de en başa koyup EMEK mi katmak lazım. Tüm bunları yapıp insanlığı ve dünyayı mahvedenleri sevebilir miyiz? Ben sevemem..Ve onlarla savaşmaktan başka çare göremiyorum. Elimize silah almadan,düşüncelerimizle, eylemlerimizle ve sanatımızla! Başka hiçbir yol yoktur.
Sistem, tüm kozlarını ve bilmini, gayet açık bir kötü niyetle ortaya sermiş. ALIN! HARCAYIN! TÜKETİN! ATIN!

Atın ki, çöplükler daha da büyüsün ve elbet bir gün, evinizin bahçesi, tarlalarınız, çocuklarınızın oynadığı parklar, ormanlar her yer çöp olsun! Ne olacak? Görüntüye alışırız, estetik anlayışımızı değiştiririz. Ancak, genlerinizi de değiştiriyorsunuz farkındamısınız? Vücudunuz, bir saksıdaki bitki gibidir. Saksıdaki o naif çiçek, üzerine biraz çamaşır suyu dökülünce ölür. YA da gazete kağıdını birkaç gün suda bekledin. Üzerindeki boya suya geçsin sonra o saksıdaki çiçeğe dökünüz. Sizin kadar hızlı evrimleşemeyen bu zavallı çiçek, ölüverir. Ve artık tohum vermez! Çok geçtir. Daha önceden verdiği tohumlar, o zehirli saksı toprağında yeşeremez. Yeşerse bile büyüyemez, gencecik fidanken canını kaybeder.
Bu böyle sürüp giderken, bir bakarsınız CAN yaşamak istedikçe, o topraktaki minik hücreler , bu istek ve azimle değişmeye başlar. Senaryo bu ya, bir kötü çiçek ürer! Geni değişmiştir artık o çaresiz değildir. Artık o naif bitkicik yerini, ağzını her açtıkça çevresine zehirli gaqzlar saçan bir bitkiye dönüşmüştür. Artık ona bakmak istemezsiniz, yolarsınız. Ama başa çıkamazsınız çünkü o, öylesine evrimleşmiştir ki, parçalarını her yere dağıtmıştır ve her yerden üremeye başlar.
Belgeselimize burada ara verip biraz da bugüne dönelim.
Telefonları çok akıllı, kendileri o kadar akıllı olamayan insanlara bakalım ...
Dünya Sağlık Örgütü'nün, gizli yok ediş emellerini, eskiden o grupta olup da çıkan devlet insanları açıklıyor. Duyarlı ve halen hayatta kalmayı başarmış , insana ve canlılara değer verenler açıklıyor. İnsanlığın çoğu yok edilmeye çalışılıyor! AŞILARA; YARDIMLARA ve uygulamalara DİKKAT! Aman kullanmayın, almayın vs...
Bilim insanlarının halen vicdanı olanlar heryerden bağırıyor! Temiz su kaynakları bitiyor, SU SAVAŞLARI çoktan başladı ama MEDYA, adına su savaşı demiyor! derse insanlar uyanır neme lazım! Adına terör, petrol, diktatörlerle savaş, özgürlük vs diyorlar. Politik diyorlar.
KOcaman kıta AFRİKA! HAni o cennet! ÖLDÜ! Son kalan canlılar, insan dahil can çekişiyor! Sistem oraya, hastalık ve açlıkla savaş etmek için gitti güya! ve sözde canlıların tümünü korumak için gitti! Oysa SU ve ALTIN! Oysa daha fazla ölmüş, kısırlaşmış ve köleleşmiş insan için gitmişlerdi! Daha fazla endüstriyel yani zehirli ama parası ve cazibesi bol tarım için.
Sistem sizi yedikleriniz , dinledikleriniz ve seyrettiklerinizle, okuduklarınızla zehirlerken, soluduğunuz hava ile, vücudunuzun manyetik alanını bozarak her gün genlerinizi değiştirirken! Size hediye ettiği çeşit çeşit hastalık ( fiziksel ve psikolojik) ile boğuşarak, kafanızı kaldırmanızı önlerken, tüm bunlardan bir de para ve güç kazanıp daha da büyüyor.
Biz, IPOD larımızı, ANDORID lerimizi seviyoruz. Ama onlardan daha akıllı olabiliriz!!!
Bu sistemi daha fazla doyurmamak için, teknolojiden vazgeçmemiz şart değildir. Onu sisteme karşı güç olarak kullanabiliriz.
Eğer bizi zehirlediklerinden uzak durursak ve teknolojiyi, sistemin ne bok olduğunu anlatmak için kullanırsak, işte o zaman zafer kupası bizim olur.
Sevgi Yüreklik





